Oaxaca’da Ölüler Günü kutlamaları bitince yeni rotamıza doğru uçakla yola çıktık. Oaxaca’dan direkt uçuşla Merida’ya bir buçuk saatte geçtik. Bu yolculuk için tek alternatifimiz Volaris firmasıydı ve çok iyiydi ancak ucuz değildi.

Yucatan Yarımadası plajları, muhteşem cenoteleri, küçük renkli kasabaları, Maya kalıntılarıyla çok şey barındırsa da bu saydıklarımın pek çoğuna ulaşmak için en iyi yol araba kiralamak. Aksi halde otobüs, taksi veya özel turları kullanmalısınız ki bunlar da daha ucuza gelmeyecek. Biz arabamızı rentalcars.com aracılığıyla Alamo firmasından kiraladık. Araç kiraları oldukça uygun ancak biz aracımızı Merida’dan alıp Cancun’a bıraktığımızdan ekstra 140 dolar ödedik:( Standart sigortanın dahil olduğu kiralar günlük 100 TL gibi bir rakamdan başlıyor. Aynı yerden alıp bırakacaksanız, ekstra ücret ödemediğinizden ve mesafeler kısa olduğundan oldukça ekonomik bir ulaşım alternatifi.

Yucatan’da Araç Kiralamak Güvenli mi?

Meksika ile en önemli soru hep güvenlik olsa da bu bölgenin çok turistik olduğunu söylemem gerekiyor. Yani burası güvenli bir bölge ancak internette polisin rüşvet istediği yazıyor. Bunu Alamo’da araç kiralarken görevliye sorduğumda Yucatan’da rüşvet gibi bir durumun mümkün olmadığını ancak Cancun’u bilemediğini söyledi. Yine Playa Del Carmen’de yaşayan Türk bir arkadaşımız Tulum ile Cancun arasındaki yolda sürekli polise rüşvet verdiklerini anlattı. Ancak biz tüm trafik kurallarına uyarak hiç polis tarafından durdurulmadık. Yaşadığımız en korkunç olay Playa Del Carmen sahilinde panterle karşılaşmaktı ki bence çok daha kötü bir deneyim:(

Aracınıza benzin aldığınız Pemex çalışanlarının turistleri dolandırmaya çalıştığı, araç kiralama firmalarının sizden ekstra para koparmaya çalıştığı Meksika ile ilgili okuduğum diğer şeylerdi ancak bunların hiçbiri bizim başımıza gelmedi. Hiç ücretli yol kullanmadık ve gayet geniş yollarda seyahat ettik. En dikkat etmeniz gereken şey öldürücü kasisler ancak hız sınırı genelde 80 km olduğundan sorun yaşamazsınız. Bence en çok dikkat etmeniz gereken şey gece yolculuğu. Bu bölge ormanları koruma altında olduğundan hava karardığında pek ışıklandırma yok ve herkes uzun farlarla seyahat ediyor. 

1.Gün Merida

Merida, Yucatan eyaletinin başkenti. Burada Hotel Doralba Inn isimli merkezi bir otelde konakladık ve şehirde yaklaşık yarım gün geçirebildik. Bu kadar kısa sürede geleneksel Yucatan halk dansı olan Jarana’yı da izleme şansı bulduk. 

Merida’da Maya kültürüne ait pek çok hediyelik eşya satın alabilirsiniz. Bu bölgeye özel hamaklardan muhteşem nakışlara kadar pek çok alternatifiniz var. Burada geleneksel yemeklerden sıkıldığımız için kendimizi attığımız El Trapiche restoranda harika pizza yedik. Ben de makarna istedim ki o da çok güzeldi. Burası geleneksel yemekleriyle de epey meşhurmuş, biz de tesadüfen girince anladık:)

Merida halkın geleneklerine bağlı olarak yaşadığı şehirlerden. Giyim kuşamdan, yemek kültürüne kadar bunu görebilirsiniz. Mimari olarak çok güzel binalar olsa da çok iyi korunamamış maalesef. Mutlaka gidin diyemesem de şehre çok yakın muhteşem cenoteler olduğundan belki uğrarsınız;)

2. Gün Yokdzonot Cenote ve Valladolid

Bu gölgede ziyaret edebileceğiniz sayısız cenote var. Hepsinin farklı özellikleri ve giriş ücretleri mevcut. Bazıları çok turistik kalabalık, bazılarıysa bomboş. Bizim gördüğümüz ilk cenote Yokdzonot oldu. Giriş ücreti kişi başı 85 pezo olan cenote içerisinde kabinler, tuvaletler ve restoran var. 

Cenote dediğimiz şey aslında obruklar. Hepsi cennetten bir parça gibi görünüyor. Biz gittiğimizde birkaç kişi daha vardı ama çıkarken bir tur grubu geldi. Buranın tek dezavantajı can yeleği takmanın mecburi olması. Doğasıyla muhteşem. Bu arada cenote suları soğuk değil, uzun uzun vakit geçirebilirsiniz. Kendimizi cennette hissettiğimiz birkaç saatin ardından akşam konaklamak ve bu sürede şehir merkezini görmek için Valladolid’e geçtik.

Geceyi  Hostal Tunich Naj’ın bir bungalovunda geçirdik. Akşam Valladolid’de yemek yiyip sokaklarını arşınladık. Bu bölgeyi gezen turistlerin konaklama noktalarından biri olan kasabada çok fazla restoran seçeneği var. Akşamları Convent of San Bernardino of Siena’da kentin tarihini anlatan bir video gösterimi yapılıyor.

3.Gün Chichen Itza ve Cenote Zaci

Dünyanın Yeni 7 Harikası arasında olan antik Maya kenti Chichen Itza, bu bölgenin en önemli duraklarından birisi. Mayaların astronomi ve matematik bilgilerini ortaya serdikleri Kulkulkan Piramidi ile meşhur olan şehir pek çok gizemi ve kurbanı içinde barındıran büyüleyici bir yer.

Burası tüm Meksika’nın en pahalı ören yeri girişine sahip olabilir. Buraya 2019 yılı itibariyle kişi başı 480 pezo yani 25 dolar giriş ücreti ödedik. İsterseniz kapıda size veya grubunuza özel bir rehber tutabilirsiniz. Türkçe değil ama İngilizce olarak size şehrin tarihini anlatabilir.

Biz kendimiz gezmeyi tercih ettik. Chichen Itza, bol ağaçlı ve dolayısıyla kolay gezilen bir şehir. En az yarım gününüzü alacağını unutmadan plan yapmanızı öneririm.

Sıcakta antik kent gezmek ne kadar zorsa bir cenote seçip serinlemek o kadar keyifli. Akşam Tulum’da konaklayacağımız için Valladolid merkezde olan Cenote Zaci’ye gittik.

Buranın girişi sadece 30 peso ama restoranında kişi başı 100 peso harcamayı garanti ederseniz ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Restoranı hem çok güzel hem de çok keyifli olduğundan bir restorandan giriş yapmayı tercih ettik. Yarısı tamamen açık yarısı mağara gibi olan ve küçük bir şelalesi olan Zaci’ye bayıldık. Saatlerce vakit geçirilebilecek bu keyifli yer çok merkezi olduğundan ara sıra turların istilasına uğrasa da kesinlikle favorim oldu. 

Sopa de Lima (Limonlu Tavuk Çorbası)

Gece konaklamak için Tulum’a geçince Airbnb üzerinden kiraladığımız yerin şehrin çok dışında ve pis olduğunu görerek şoka uğradık. Airbnb üzerinden ödemesini tamamladığımız ve akşam saatlerinde ulaştığımız evin sahibi para iadesini reddeddince her şeyi göze alıp merkezden bir yer tutup odayı boşalttık. 

Neyse 3 gecelik ödememizin 2.5 gününü ( odaya geç giriş yapıp 2 saat eşyalarımızı bıraktığımız için) Airbnb bize iade etti. Böylece çok severek kullandığım Airbnb’nin müşteri desteğinin ne kadar iyi olduğunu da deneyimlemiş olduk.

4. ve 5. Gün Tulum 

Gece Tulum’da şehir merkezinde hızlıca Hotel Kin Ha Pueblo’ya yerleştikten sonra gündüz Tulum’u keşfe çıktık. Hızlıca plajı görmek istediğimiz için arabayla Paraiso Beach’e gittik. Plaj boyunca şezlonglarında yatabileceğiniz mekanlar var. Veya bir palmiye bulup altında sahilin tadını çıkartabilirsiniz. 

Akşamüstüne doğru bu plaja yürüyüş mesafesinde olan Tulum Harabeleri’ne gitmeye karar verdik. Yine Maya’lardan kalma bu şehir adı üstünde kalıntılardan oluşuyor ama plaj kenarında olduğundan vakit geçirmesi çok keyifli. Ayrıca buranın asıl sahibi olan iguanaları görmek için de harika. Doğası çok güzel olduğundan burayı da gezmek çok keyifli. İsterseniz kapıda yine rehber tutarak gezebilirsiniz.

Akşam mutlaka görmek istediğim iki mekana uğradık. İlki deniz ürünleriyle meşhur Sabor de Mar. Burası salaş görüntüsüne ve uygun fiyatlarına rağmen muhteşem tabaklar çıkartıyor. Denediklerimizin hepsi muhteşemdi. 

Deniz Ürünleri Kulesi

Tulum’un meşhur duraklarından Batey, şeker kamışından yapılan mojitoları ile ünlü. Gerçekten denemeye değer bir lezzet. Ayrıca barda her gece canlı müzik var.

Tulum’daki 2. günümüzdeki oteller bölgesi tarafını şöyle bir gezelim dedik. Burada mutlaka gidin dediğim yer SFER IK

Azulik Tulum içerisinde bu mimari harika ücretsiz olarak gezilebiliyor. İçerisi gerçeküstü yapısıyla ve sanatçıların özel eserleriyle sizi büyülüyor. Her seferinde belli sayıda kişinin içeriği alındığı müzeye gelen tüm bağışlar Maya halkının korunması için kullanılıyormuş. Giderseniz ufak da olsa bir bağışta bulunmak en doğrusu bence.

Buranın daha ilerisindeki Ahau Tulum’un giriş kapısındaysa Daniel Popper’ın muhteşem bir eseri var. Kendisini Instagram’dan keşfettiğimden beri görmeyi çok istiyordum ve ben de önünde fotoğraf çektirenler kervanına katıldım. 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Yeşim Halıcı Tan (@tarzmeselesi)’in paylaştığı bir gönderi ()

Oteller bölgesi biz gittiğimizde inşaat sahası gibi olduğundan pek keyifli gezemedik. Ayrıca inanılmaz bir araç trafiği var ki burayı yüksek sezonda hayal etmek istemedim. Bizim gittimiz Kasım ayı bölgenin yağış geçişi aylarından olduğundan kalabalık bir dönemi değildi. 

Gün batımını yakalamak için yine Tulum sahiline insek de Bali’deki gibi efsane bir manzara yakalayamadık.

Akşam Tulum merkezin efsane ucuz taco satıcılarından Antojitos La Chiapaneca’da tanesi 10 peso olan pek çok farklı taco denedik. Ucuzluğuna ve lezzetine ağzımız açık kala kala son gecemizi de tamamladık. 

6. Gün Playa del Carmen

 

Altıncı günümüzde erkenden yola koyulup Akumal’a ulaştık. Burası deniz kaplumbağalarının olduğu plaj. Ancak giriş ücreti ve koruma amaçlı çok kural olduğundan vazgeçip Playa del Carmen’e devam ettik. Playa del Carmen’de sahilde biraz takıldık ancak sea grass dedikleri bitkilerle kaplı olduğundan bizim çok hoşumuza gitmedi. 

Sonrasında merkeze yakın olan Punta Esmeralda’yı denemeyi tercih ettik. Burada da sea grass vardı ama merkezden daha keyifli bir plaj. Özellikle yerel halkın çok tercih ettiği plajda vakit geçirirken sağanak yağmura yakalandık. Eser arabaya eşyalarımızı bırakmaya gidince bir panterle göz göze gelince ufak ufak burayı terkettik. Burası bir koruma alanı olduğundan ormanda panterinden rakununa kadar her türlü hayvanın yaşadığını gidince öğrenmiş olduk. Panter tecrübesi biraz korkutucuydu ancak bu bölgede yol kenarlarında zaten “panter çıkabilir” tabelaları var:) Neyse biz gittimizde hava kapalı olduğundan ve panter korkusundan fotoğraf çekmemişim. İnternetten güzel bir fotoğrafını ekledim;)

Fotoğraf kaynak: https://www.featherandthewind.com/blog/2018/2/25/punta-esmeralda-playa-del-carmen

Playa del Carmen’de Fifth Avenue isminde hiç bitmeyen bir çarşı var. Yol boyunca hediyelik, restoran, bar, bakkal hiç bitmiyor. Yani bana Marmaris merkezini hatırlattı. Böyle yerleri seviyorsanız hoşunuza gidebilir ama pek bizlik değil. 

Burada yaşayan Türk bir arkadaşımızın önerisiyle akşam Don Sirloin’de yine taco yedik:) Yolunuz düşerse gayet güzeldi diyebilirim.

  1. Gün Cancun

Gezimizin son gününde sabah yola çıkıp Cancun’a geçtik. Oteller bölgesinde arabayla bir tur atıp buranın büyük pazarlarından birini daha görmek için Mercado 28’e gittik. Cancun lüks otellerin olduğu en turistik yer olduğundan pazar fiyatları da oldukça yüksek ama pazarlık şansınız var. Mexico City veya Oaxaca gibi daha az turistik şehirlere gitmeyecekseniz Yucatan Yarımadası’nda pazarlardaki ürünler ve fiyatlar hemen hemen aynı zaten.

Son gün aracımızı sorunsuz şekilde havalimanına teslim ettikten sonra Interjet ile Havana’ya 1 saat 15 dakikada uçtuk.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here