Bali, saymakla bitmeyecek kadar alternatifle dolu bir ada. Sörf plajlarından büyüleyici tapınaklara, eşsiz trekking yollarından otantik pazar yerlerine kadar gidebileceğiniz yerlerin ve yapabileceklerinizin gerçek anlamda sonu yok. Ne seviyorsanız ona öncelik tanımayı unutmayın diyerek bizim nerelere uğradığımızdan ve bu bölgelerde neler yapabileceğinizden bahsedeyim. 

Canggu

İlk konaklama noktamız Bali’nin sonradan popülerleşen bölgelerinden Canggu idi. Bu bölgenin bizim için en önemli özelliği efsane coworking alanlarına ev sahipliği yapması. Bu yüzden Canggu resmen digital nomad denilen dijital seyyahlar tarafından ele geçirilmiş. Blogger, fotoğrafçı, yazılımcı, tasarımcı gibi uzaktan çalışabilen insanlar resmen burada bir komün yaşam oluşturmuşlar. Özellikle dolar ve euro kazanan bir kişinin Bali’de çok iyi bir hayat standardında yaşayıp üstüne üstlük para biriktirme imkanı var. Hal böyle olunca bu bölgedeki mekanlarda yaşayanlara göre şekillenmiş oldukça güzel restoranlar ve kafeler de mevcut. Vegan ve vejetaryen mutfağının güzel örnekleri, rengarenk smoothie kaseleri, dünyanın her yerinden yemek seçenekleri için Canggu biçilmiş kaftan. Sevdiğimiz mekanları ayrı bir yazıda toplayacağım ama bu bölgede sevdiklerimiz şöyle:

Love Anchor Pazaryeri

Çok kompakt ve Bali’de gördüğüm en zevkli pazaryeri. Ancak çok turistik olduğundan fiyatlar oldukça yüksekti. Pazarlık Bali’nin olmazsa olmazlarından olduğundan fiyatlar sizin pazarlık becerinize göre değişebiliyor. Metal askılar, makrome dekorlar, dreamcatcherlar ve güzel gümüş takılar bulabileceğiniz bu pazar yerini şiddetle öneririm.

Eco Beach ve Pantai Schteeby

Canggu’dan sahile inip kilometrelerce yürüdük. Eco Beach’den Pantai Schteeby’e kadar yürüyerek geldiğimiz büyüleyici plajda arkamızda palmiyelerle güneşi batırmak eşsizdi. Ancak bu plajların hiçbiri denize girmeye uygun değil. Sörf dalgalarının dövdüğü denizi seyretmek çok daha keyifli. Gün batımlarıysa efsane.

Tanah Lot

Bali’nin en meşhur tapınağına gitmeden olmaz. Bali’de gün batımları muhteşem olunca hemen her yere gün batımında gitmeniz öneriliyor ancak hepsini gün batımında görme şansınız yok tabii. Sabah saatlerinde gittiğimiz tapınak çok kalabalık ve turistik olduğundan bizi pek büyülemedi desem bana kızmazsınız umarım. Ama kendiniz gidip karar verin bence.

Ubud

Bali’ye giden hemen herkesin favorisi Ubud bölgesi. Turistik olmasına rağmen büyüleyici bir doğaya sahip bölgenin merkezi bizde hızlıca uzaklaşma hissi yaratsa da burası Bali’de mutlaka konaklanması gereken noktalardan. Merkezden biraz uzaklaşınca huzur dolu bir konaklama ve sayısız restoran ve kafe sizi bekliyor.

Campuhan Ridge Walk

Bali gezimizin unutulmaz anları kesinlikle trekking yaptığımız günlerdi. Ubud’un merkezindeki meşhur trekking yolu Campuhan Ridge Walk şahane bir gün doğumu yaşayıp enerji depolamak için muhteşem. Eşsiz bir doğa içerisinde araçlardan uzakta birkaç saat geçirmek için mutlaka ama mutlaka zaman ayırın.

Uluwatu Tapınağı

Bali’nin bir başka meşhur tapınağı ama benden söylemesi içerisi maymun kaynıyor. Maymun Ormanı’na giderken herkes sizi uyarıyor ama burası oradan çok daha tehlikeli. Sebebini bilemiyorum ama buradakiler çok daha saldırgan ve çeteleşmiş bir yapıdalar.

Biz tapınağa doğru yürürken önce yanımdan yürüyen bir çocuğun suyunu çalıp kafaya diken maymuna şaşırırken diğer yanımdan geçen bir kızın cep telefonunu hooop diye çekip alıverdi. Kız olduğu yerde zıplarken kenardan kızı seyretti. Bir görevli yetişip maymuna rüşvet olarak mango atınca maymun dostumuz telefonu fırlatıp mangoyu kaptı ve koşarak uzaklaştı. Başka bir arkadaşım önünde bir turiste saldırıldığından bahsetmişti. Kısacası burada maymunlara gerçekten çok dikkat edin yoksa maddi manevi canınız yanabilir.

Doğasıyla büyüleyici Uluwatu Tapınağı ise bende beklenen etkiyi yaratamadı maalesef:(

Padang Padang Sahili

Uluwatu Tapınağı’na çok yakın olduğundan buraya uğramak güzel bir alternatif olabilir. Kayalıkların arasında indiğiniz gizli bir sahil burası. Dalgalar yine sörfe uygun olsa da biraz inatla girip serinleyebilir ve şahane fotoğraflar çekebilirsiniz. Ancak çok popüler olduğundan sahil aşırı kalabalık ve bu durum hayallerdeki ıssız tropik plaj imajını zedeleyebilir. Sonuçta Bali 2018 yılının en çok ziyaret edilen 20 noktasından biriymiş. Kısacası kalabalıktan kaçmak popüler adreslerde pek mümkün değil.

Ubud Art Market

Giden herkesin “art market mi?” tepkisini vereceği meşhur pazar yeri. Fiyatların 10 katının falan söylenerek pazarlığın başladığı pazar yerinde sarong, ahşap objeler, dreamcatcher gibi ıvır zıvırlar ve artık görmekten kusacağımız hasır Bali çantalarından bolca mevcut. Yani İzmir Kemeraltı Çarşısı’nın Ubud şubesi diyebiliriz.

Jatiluwih Pirinç Tarlaları

Bali’deki iki ünlü pirinç tarlasından biri Jatiluwih, diğeriyse Tegallalang. Biz rotamıza daha uygun olduğundan Unesco Kültür Mirası listesindeki Jatiluwih pirinç teraslarını tercih ettik. Uçsuz bucaksız bu pirinç tarlaları 9. yüzyıldan beri geleneksel subak sulama sistemiyle sulanıyor. Sistem, volkanik göllerden gelen suyu nehirlere ve kanallara bölüp pirinç arazilerine ulaştırmaya yarıyor.  Bu sulama sistemi Bali adasının geleneksel felsefesi Tri Hita Karana’dan temellerini alıyor. yani “insanlar arası uyum”, “doğa ile uyum”, “Yaradan ile uyum”. Pirinç tarlaları arasında trekking yapıp huzur dolmak için burası eşsiz bir durak. Giriş kişi başı 40K idr. Bu arada Jati “gerçekten”, luwih ise “güzel,büyüleyici” demek. Yani burası adı gibi gerçekten büyüleyici

Monkey Forest

Ubud’da bulunan meşhur Maymun Ormanı hem kutsal tapınağa hem de maymunlara ev sahipliği yapıyor. Muhteşem bir ormanın içerisinde maymunlara şaşırmak için gidiyorsunuz ve girişine kişi başı 50K idr ödüyorsunuz. Eser’in suyunu çalıp çantasını açmaya çalışan bir maymuna maruz kaldıktan sonra hızlıca uzaklaştık. Mutlaka görecekleriniz arasında tabii:)

Mas

Ahşap, cam, taş ve metal sanatçılarını bulabileceğiniz Mas Bölgesi’nde hem sanat galerileri hem de atölyeler sizi bekliyor. Yol üstünde olduğundan yürüyerek gezmesi pek keyif vermese de çok farklı tasarımlar görmek, ilham dolmak ve tabii alışveriş için eşsiz bir nokta. Özellikle ahşap el yapımı masklar almak için doğru bir adres. Dekoratif pek çok parça bulunsa da maalesef kargo fiyatları pek ülkemize getirmeye uygun olmadığından bakmakla yetindik ama ziyarete değer.

Ubud Water Palace

Dünyanın en güzel Starbucks’ı sanırım burasıdır. Ubud Starbucks’ın arka bahçesi lotus çiçekleriyle dolu şahane bir tapınağa bakıyor. Biz tamamen şuursuz şekilde kapıdan içeri geçip kendimizi Bali’nin en güzel tapınaklarından birinin bahçesinde bulduk. Starbucks oldukça pahalıydı hatırlatmadan geçmeyeyim.

Taman Ayun Tapınağı

1634 yılında yapılmış Bali’nin önemli tapınaklarından biri. Bir park içerisinde konumlandığından gezmesi keyifli bir tapınaktı. Ayrıca biz gittiğimizde aşırı kalabalık değildi.

Ulun Danu Beratan

Munduk bölgesine geçiş yaparken uğradığımız meşhur tapınaklardan biri de Ulun Danu Beratan tapınağıydı. Beratan Gölü’nde bulunan tapınak için fotoğrafçılar için muhteşem kareler veren bir adres. 1633 yılında su, nehir ve göl tanrıçası Dewi Danu için inşa edilmiş tapınak, çok popüler olduğundan gördüğümüz en kalabalık noktalardandı. Burası deniz seviyesinden 1200 metre yüksekte olduğundan hava sıcaklığının dramatik olarak değiştiğini hatırlatayım.

Twin Lake Wanagiri

Bali’nin paralı selfie duraklarından biri. Kuş yuvaları, salıncaklar falan gibi farklı ıvır zıvır içerisinde fotoğraf çektirmek için para ödeyerek göl manzaralı fotoğraflar çekebilirsiniz. Bana çok saçma geldiğinden uzak durdum ama instagram beğenilerini artırma garantili burası;)

Seminyak

Bence Bali’nin en sevimsiz yeri. Mekan severler için cennet denilebilir. Özellikle gece yaşamı için de tercih edilen bir bölge. Benim için sıkıcı, bunaltıcı ve bolca betondan oluşan bir bölge. Sahili daha keyifli ve keşfedebileceğiniz mekanlarla dolu. Mesela meşhurlarından Potato Head Beach Club çooook kalabalık ve popüler mekanları sevenlere çok uygun ama bize değil. Buraya girip hemen çıkmayı tercih edenlerdeniz.

Seminyak sahilinde geleneksel dans festivaline denk geldiğimiz için biraz vakit geçirip kısa bir akşam gezisi yaptık. Burada bulunan Seminyak Village AVM farklı tasarım ürünler arayanlar için güzel olabilir. Giriş katındaki Heart Lab farklı tasarımlarıyla oldukça güzeldi. Bali’ye özgü kıyafet ve dekorasyon markalarını da beğendim. Fiyatlar Bali ortalamasının üstünde ama yolunuz düşerse göz atın.

Sanur

Nusa Adaları’na kolay geçiş yapabilmek için bir gün konakladığımız Sanur, deniz kenarında vakit geçirmek için değerlendirilebilir. Alışveriş ve restoran açısından çok fazla alternatif var. Sular çekilene kadar deniz kenarında vakit geçirmek keyifliydi. Ama benim içim en güzeli sahildeki Nest’te yaptırdığım Bali masajıydı. Yer bulursanız Karsa Spa’yı kaçırmayın ama olmazsa burayı da önerebilirim.

Munduk

Bali’de yapılabilecek en güzel aktivitelerden biri kesinlikle trekking yapmak. Bunun içinse Munduk sanırım biçilmiş kaftan. Bu bölgede onlarca şelale ve muhteşem dağ yolları sizi bekliyor. Bali’nin kuzeyinde dağların tepesine tırmandıktan sonra bulutların üstünde konaklayacağımız Puri Sunset Homsetay’e ulaştık. Hava sıcaklığı dramatik olarak düşerken, bir gün boyunca dinmeyecek bir yağmur başladı. Neyseki ben hasta olduğumdan kendime boş bir gün ayırmıştım ve yağmurlu günü yatakta kitap okuyarak geçirdim:) Kaldığımız yerin tek dezavantajı yol üstü olmasıydı. Munduk’ta kalacaksanız daha merkezi bir seçim yapmanızı önerebilirim çünkü oldukça az kişinin olduğu daha kırsal bir bölge burası. Restoran, bakkal gibi seçenekler de oldukça az.

Munduk’ta Trekking

Gelelim bizim yürüdüğümüz trekking yoluna. 4 saatlik (bizim gibi keyfine düşkünler için 6 saat) trekking yolunda tam 4 adet şelale görebiliyorsunuz. Araç yolu olmadığından doğayla başbaşa kalıp, kalabalıktan tamamen uzaklaşabiliyorsunuz. Harika köylerden geçip, muhteşem bir doğanın içerisine dalmaya hazır olun. Yol üzerinde zaman zaman kafe ve küçük büfeler bulabiliyorsunuz. Tek kötü tarafıysa dağ başındaki şelalere birilerinin bilet kesmesi. 3-5 TL bile olsa her şelalede bekleyen birileri var sonuçta. Meraklıysanız çok zor olmayan bu trekking yolunu size mutlaka öneriyorum. Bu büyülü yol, tatilimizin en güzel anılarından biri olarak kalacak.

Golden Valley Şelalesi

Ana yoldan “Golden Valley” tabelalarını görüp trekking yoluna daldığımızda 15 dakikalık bir yürüyüşle ilk şelalemize ulaştık. Burası bilet kesilmeyen ve kimsenin olmadığı ilk şelaleydi. Bambu köprüler ve dağ yollarından ulaştığımız Golden Valley’den sonraki rotamız Red Coral.

Red Coral Şelalesi

İlkine göre insan görebileceğiniz Red Coral yüksekliği sebebiyle girilmeye çok uygun değil ama önünde durduğunuzda yüzmüş kadar oluyorsunuz:)

Laangan Şelalesi

Çevresindeki bambu köprüler ve insan yapımı setlerle yüzmeye uygun hale getirilmiş Laangan Şelalesi yolunda harika köylerden geçip doğaya hayran kalıyorsunuz. En beğendiklerimizden olduğu için burada yüzüp mola verdik.

Air Tejun Şelalesi

Gördüklerimiz arasındaki en büyük ve inilmesi en zor olanı Air Tejun oldu. Çok yüksek ve güçlü olduğundan etkilenmemek mümkün değil.

Bu rota için kaldığımız pansiyon bize bir trekking haritası verdi ama haritamız şekil a-1’deki gibi oldukça yararsız bir kroki olduğundan ve Google Maps patika yolları göstermediğinden dönüş yolunda bir kez yanlış yola saptık. Yolda karşılaştığımız yabancı bir çiftin yardımıyla doğru yola geri döndük.

Trekking yolu boyunca küçük büfeler, köyler hatta kahveci bile gördük yani kaybolmanız oldukça zor. Çok fazla rehberli trekking yapan da gördük ancak çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Patikayı takip ettiğinizde sizi doğru yola çıkartıyor.

Nusa Lembongan ve Nusa Ceningan Adaları

Bu iki ada Bali sınırları içerisinde sayıldığından ve hızlı botla yarım saatte ulaşılabildiğinden gidilecek yerler listenizde olmalı. Bu iki adada gezilecek çok fazla yer önerim olduğundan başka bir yazıda bu iki minik adadan detaylı bahsedeceğim ama Bali’ye kadar gitmişken vaktiniz varsa 2-3 gününüzü bu adalara ayırmalısınız.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here